top of page
  • Instagram
  • LinkedIn
  • 18e6d0542e3c111a8300e81600094c1f
  • TripAdvisor
  • 1849828
  • Facebook
  • Twitter

Gümüş Nehrin Başkenti: Buenos Aires

3 Eki
7 dakikada okunur

Arjantin, gittiğim ülkeler arasında bana “burası aynı anda hem Avrupa hem Güney Amerika” dedirten nadir yerlerden biri oldu. Sokaklarında İtalyan pizzacıların izini, kafelerinde Paris’i, stadyumlarında ise dünyanın en tutkulu futbol kültürünü bir arada görüyorsunuz. Bu yazıda Buenos Aires’te dolaştığım rotayı; La Boca’nın sarı-mavi sokaklarından Recoleta’nın sessiz mezarlığına, tarihi bir tiyatrodan dönüşen kitapçıdan akşam yemeğinin vazgeçilmezi parrilla’lara kadar sizinle paylaşıyorum. Kahvenizi (ya da burada olduğu gibi bir mate) alın, uzun ama keyifli bir yazı olacak!


La Boca: Sarı-Mavi Bir Mahalle


Buenos Aires’e gelip La Boca’yı görmemek olmaz. Limanın hemen yanında, 19. yüzyılın sonunda kıtaya gelen İtalyan göçmenlerin kurduğu bu mahalle bugün şehrin en renkli, en gürültülü ve en tutkulu köşesi. Burada hayat iki şeyin etrafında dönüyor: tango ve Boca Juniors.

Mahalle sahasının duvarında “República de La Boca” yazısı ve eski liman köprüsü
Mahalle sahasının duvarında “República de La Boca” yazısı ve eski liman köprüsü

Mahalleye girer girmez karşıma çıkan ilk sürpriz, bir mahalle basketbol sahasının duvarına işlenmiş bu mural oldu. Arkadaki dev siyah yapı, La Boca’nın simgesi olan eski transbordör köprüsü; yanında mahalle karnavalının, bando ve dansçıların renkli figürleri var. Zemindeki dökülen sarı-mavi boya lekeleri bile sanki bilerek yapılmış bir sanat eseri gibi.


Caminito’nun bakır sacdan yapılma rengarenk evleri
Caminito’nun bakır sacdan yapılma rengarenk evleri

Konum: Caminito, La Boca, Buenos Aires


Caminito, mahallenin kalbi. Limanda kalan gemi boyalarıyla boyanan oluklu sac evler zamanla bir kimliğe dönüşmüş. Sokak sanatçıları, tango gösterileri ve her köşede fotoğraf çeken turistlerle bir açık hava müzesi gibi. Taş bir bankın üzerinde, yeşil tuğla duvarın önünde mola vermek bu kalabalıkta bile insana iyi geliyor.


Tavsiye: Caminito ve çevresindeki turistik sokaklar gündüz saatlerinde keyifli ve rahat. Bu bölgenin dışına, özellikle akşam saatlerinde, tek başınıza çıkmamanızı öneririm. Çantanızı ve telefonunuzu görünür taşımayın, öğle saatlerinde kalabalık tur gruplarından önce gelirseniz fotoğraf çekmek çok daha kolay olur.


La Bombonera: Futbolun Tapınağı


Futbolu seven biri için Arjantin yolculuğunun doruk noktası, kuşkusuz Boca Juniors’ın stadyumu Estadio Alberto J. Armando, yani herkesin bilinen adıyla La Bombonera. Adı “çikolata kutusu” demek; tribünler üst üste, neredeyse dik biçimde yükseldiği ve sahaya o kadar yakın olduğu için bu ismi almış. Maç günü zemini titrediği anlatılır, ben ise boş bir günde tribünün basamaklarında oturup sessizliğin içinde bile bu havayı hissettim.

Bayrağın üzerindeki armada yazan CABJ, Club Atlético Boca Juniors’ın kısaltması. Kulüp, 1905’te mahallenin İtalyan göçmen gençleri tarafından kuruldu ve bugün Arjantin’in en çok taraftara sahip takımlarından biri.


Müzedeki forma duvarı: yıllar içinde değişen Boca formaları
Müzedeki forma duvarı: yıllar içinde değişen Boca formaları

Konum: Museo de la Pasión Boquense, La Boca, Buenos Aires


Stadyum turuna dahil olan müzede kulübün tarihini formalar üzerinden okumak çok keyifli. En eski, çizgili ve bağcıklı modellerden sponsor logolarıyla dolu 80’lerin ve 90’ların formalarına kadar her dönemin kendi karakteri var. Bir futbol forması sadece kumaş değil, bir dönemin hafızası.


Diego Maradona’ya adanmış 10 numaralı duvar
Diego Maradona’ya adanmış 10 numaralı duvar

Konum: Museo de la Pasión Boquense, La Boca, Buenos Aires


Müzenin en etkileyici bölümlerinden biri, Maradona’ya ayrılmış duvar oldu. Sarı-mavi renklerin birbirine karıştığı, sanki yırtılıp yeniden yapıştırılmış kâğıtlardan oluşan bu pano, Arjantin’in “10 numara” ile olan ilişkisini çok güzel anlatıyor. Burada futbol bir oyundan fazlası: neredeyse bir inanç.


Tavsiye: Stadyum turu ve müze için biletleri önceden internetten almanızı öneririm; maç günlerinde stadyuma giriş ayrı bir organizasyon gerektiriyor ve biletler hızla tükeniyor. Turlar genellikle İspanyolca ve İngilizce seçeneklerle veriliyor. Mağazadan forma almak istiyorsanız çıkışta alışveriş için zaman bırakın.


Recoleta: Sessizliğin Zarif Mahallesi

La Boca’nın coşkusundan sonra Recoleta, şehrin tamamen farklı bir yüzünü gösteriyor. Geniş bulvarlar, Fransız tarzı apartmanlar, kafeler ve ünlü Recoleta Mezarlığı (Cementerio de la Recoleta) ile Buenos Aires’in en zarif köşelerinden biri.


Duarte ailesinin mezarı: Eva Perón’un (Evita) sonsuz istirahatgâhı
Duarte ailesinin mezarı: Eva Perón’un (Evita) sonsuz istirahatgâhı

Konum: Cementerio de la Recoleta, Recoleta, Buenos Aires


Mezarlık, adeta küçük bir taş şehir. Dar sokaklar boyunca birbirinden gösterişli aile mozoleleri sıralanıyor. En çok ziyaret edilen yer ise Evita’nın da yattığı Duarte ailesi mezarı. Kapıdaki çiçekler ve duvardaki plaketler, aradan onlarca yıl geçse de Arjantin’in onu hâlâ nasıl andığını gösteriyor.


Dev ağacın dallarını sırtında taşıyan heykel
Dev ağacın dallarını sırtında taşıyan heykel

Konum: Recoleta çevresi, Buenos Aires


Recoleta’nın parklarında yürürken, devasa bir incir ağacının ağır dallarını omuzlarında taşıyan bir heykelle karşılaştım. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben de dallardan birini desteklemeye çalışmaktan kendimi alamadım. Şehrin güzel yanı tam da bu: sıradan bir yürüyüşte bile karşınıza beklenmedik sanat çıkıyor.


Tavsiye: Recoleta Mezarlığı’na giriş ücretsiz ve sabah erken saatlerde çok daha sakin. Duarte ailesi mezarı girişten biraz içeride; harita ya da bir rehber yanınızda olsun, labirent gibi sokaklarda kaybolmak çok kolay. Ardından mezarlığın hemen yanındaki kafelerde bir cortado içmek harika bir mola olur.


El Ateneo Grand Splendid: Tiyatrodan Kitapçıya


Dünyanın en güzel kitapçıları arasında sayılan El Ateneo Grand Splendid, 1919’da tiyatro olarak açılmış, sonradan sinemaya dönüşmüş ve bugün kitapçı olarak hizmet veriyor. İçeri girdiğiniz anda başınızı kaldırıp tavan freskine bakmadan edemiyorsunuz.

Bulutların arasında uçuşan figürlerle süslü bu kubbe, kırmızı kadife perdeli sahne ve ışıklarla çevrili balkonlar, kitapçıdan çok bir saray salonunu andırıyor. Sahnenin önünde, çiçek açmış pembe bir ağaç dekoru bile vardı.


Üst katlardan kitap rafları ve tiyatro sahnesi
Üst katlardan kitap rafları ve tiyatro sahnesi

Konum: El Ateneo Grand Splendid, Av. Santa Fe, Buenos Aires


Balkonlar artık kitap rafları ile dolu; locaların bulunduğu yerlerde insanlar sessizce okuyor. Edebiyat, biyografi ve “Books in English” gibi bölümler farklı katlara dağılmış durumda. Sahnenin kendisi ise bir kafeye dönüştürülmüş; kahvenizi tam orada, perdelerin önünde içebiliyorsunuz.


Tavsiye: Günün büyük bölümünde oldukça kalabalık, sabah açılış saatinde ya da hafta içi gitmek fotoğraf çekmek için daha uygun. Mutlaka üst katlara çıkın, kubbeyi ve sahneyi en iyi oradan görüyorsunuz. İspanyolca bilmiyorsanız İngilizce kitap bölümüne bakın.


Şehrin Merkezi: Tarih, Adalet ve Hafıza


Buenos Aires’in merkezi, hem görkemli binalar hem de ağır bir geçmişi hatırlatan sessiz anıtlarla dolu. Bu kısımda yürürken sadece mimariye değil, yere de bakmak gerekiyor.


San Martín’in anıt mezarı ve iki nöbetçi asker
San Martín’in anıt mezarı ve iki nöbetçi asker

Konum: Catedral Metropolitana, Plaza de Mayo, Buenos Aires


Plaza de Mayo’daki Katedral’in içinde, Arjantin’in kurtuluş kahramanı General José de San Martín’in mezarı bulunuyor. Mermer anıtın önünde, gösterişli üniformalarıyla iki nöbetçi asker bekliyor. Mezarın kaidesinde, onun And Dağları’nı geçerek Şili ve Peru’ya uzanan mücadelesi özetleniyor. Kıtanın bağımsızlık hikâyesini bu kadar sessiz bir yerde dinlemek etkileyiciydi.


Plaza Lavalle’den görünen Adalet Sarayı
Plaza Lavalle’den görünen Adalet Sarayı

Konum: Palacio de Justicia (Tribunales), Plaza Lavalle, Buenos Aires


Plaza Lavalle’nin yeşil çimenleri arkasında yükselen Adalet Sarayı, neoklasik cephesi, devasa sütunları ve çatı heykelleriyle şehrin en heybetli yapılarından biri. Meydanın ortasındaki yüksek sütunun tepesinde ise Lavalle heykeli duruyor. Bir kısmının iskeleyle çevrili olması, binanın hâlâ bakımda olduğunu gösteriyor.


Kaldırıma gömülü hafıza plakaları
Kaldırıma gömülü hafıza plakaları

Konum: Buenos Aires şehir merkezi


Kaldırımda yürürken ayağıma takılan bu mozaik plakalar, belki de yolculuğun en çarpıcı anlarından biriydi. Plakada, burada Arjantin Ordusu’nun 601 Numaralı İstihbarat Taburu’nun faaliyet gösterdiği ve 1976–1983 askerî diktatörlüğü döneminde binlerce insanın kaybedilmesinin burada planlandığı yazıyor. İnsan hakları örgütlerinin kullandığı “30 bin kayıp” rakamı da plakada yer alıyor. “Barrios x Memoria y Justicia” (Hafıza ve Adalet İçin Mahalleler) adlı topluluk, şehrin dört bir yanına bu tür plakalar yerleştiriyor.


Tavsiye: Buenos Aires’te yürürken kaldırımlara bakın; bu tür hafıza plakalarına birçok mahallede rastlıyorsunuz. Konuya daha derinden bakmak isterseniz şehirdeki hafıza müzelerine ve anma alanlarına zaman ayırın. Arjantinlilerin bu geçmişle yüzleşme biçimi, ülkeyi anlamak için en iyi yollardan biri.


Sokak Sanatı ve Mahalle Hayatı


Buenos Aires’in duvarları adeta bir galeri. Bazı sokaklarda her ev başka bir sanatçının tuvali haline gelmiş durumda.

Duvar resimleriyle kaplı renkli bir sokak
Duvar resimleriyle kaplı renkli bir sokak

Konum: Buenos Aires


Sarıya boyanmış bir duvarda mavi bir bisiklet, yanında saksıda sarkan bir bitki ve bir kapı eşiğinde sarı kazaklı bir figür... Sokağın diğer yanında pembe duvarda dev bir peri figürü var. Ne kadar küçük bir sokak olursa olsun, burada sanat hep bir adım önünüzde.


Dondurmacının panjurunda Dünya Kupası ve İtalyan bayrağı
Dondurmacının panjurunda Dünya Kupası ve İtalyan bayrağı

Konum: Helados Italia, Palermo, Buenos Aires


Bu kare, Arjantin’i anlatan iki şeyi bir arada gösteriyor. Dondurmacının üzerindeki İtalyan bayrağı, ülkenin İtalyan göçmenlere olan borcunu; panjurdaki Dünya Kupası ve üç yıldız ise 2022’deki dünya şampiyonluğunun hâlâ taptaze gururunu temsil ediyor. İtalyan usulü dondurma (helado) burada gerçekten ciddi bir iş.

Buenos Aires’i anlamanın en iyi yolu, hiçbir yere yetişmeden yürümek. Ağaçlı caddeler, köşedeki kafeler ve Avrupa havası taşıyan apartmanlar arasında kaybolmak, şehrin gündelik ritmini yakalamanın en güzel yolu.


Damak Tadı: Arjantin Mutfağından Notlar


Arjantin mutfağı iki ana kaynaktan besleniyor: dünyaca ünlü sığır eti kültürü ve İtalyan göçmenlerin getirdiği lezzetler. Bu ikisi birleşince ortaya her öğünde ağzınızın suyunu akıtan bir sofra çıkıyor.


Odun ateşinde ağır ağır pişen parrilla etleri
Odun ateşinde ağır ağır pişen parrilla etleri

Konum: Bir parrilla restoranının vitrini, Buenos Aires


Parrilla, yani ızgara restoranı, Arjantin deneyiminin olmazsa olmazı. Etler genelde köz ateşinde, yalnızca kaya tuzuyla ve uzun süre pişiriliyor. Vitrindeki bu devasa kesimler, burada etin nasıl bir sanat olduğunu anlatıyor.


• Asado de tiras / Vacío / Entraña: Arjantinlilerin favori ızgara kesimleri. İlk kez deneyecekler için bife de chorizo ve ojo de bife daha güvenli seçimler.

• Provoleta: Izgarada eritilen kalın dilim peynir. Ana yemekten önce paylaşmalık harika bir başlangıç.

• Chimichurri: Maydanoz, sarımsak ve sirkeyle yapılan taze sos. Ete çok yakışıyor.

• Choripán: Sokak lezzetlerinin kralı: ekmek arasında chorizo sosis.

• Empanada: İçi kıymalı, peynirli ya da mısırlı küçük hamur işleri. Her bölgenin kendi tarifi var.


Güerrin’in yüksek tavanlı salonu ve İtalyan bayrağı renklerinde camlar
Güerrin’in yüksek tavanlı salonu ve İtalyan bayrağı renklerinde camlar

Konum: Pizzería Güerrin, Av. Corrientes, Buenos Aires

Arjantin’de pizza da en az et kadar ciddiye alınıyor. Corrientes Caddesi’ndeki Güerrin, yıllardır şehrin pizza efsanelerinden biri. Tavanındaki yeşil-beyaz-kırmızı vitray camlar, sallanan lambalar ve duvarlardaki eski fotoğraflar, mekâna tipik bir Buenos Aires atmosferi katıyor. Burada sizi İtalyan usulü ince hamurlu pizza yerine kalın, peynirle dolu “pizza al molde” ve soğanlı fugazzeta karşılıyor.


Güerrin’in duvarında Angelo Santarsieri’ye bir saygı duruşu
Güerrin’in duvarında Angelo Santarsieri’ye bir saygı duruşu

Konum: Pizzería Güerrin, Av. Corrientes, Buenos Aires


Duvardaki dev Fanta şişesi ve el yazısıyla “Homenaje a Angelo Santarsieri... ¡un crack!” yazılı duvar resmi, mekânın nostaljik karakterini anlatıyor. Bir pizza ustasının emeğini bu şekilde anmak, Arjantin’in “yemeğe saygı” kültürünün güzel bir örneği.


Tavsiye: Pizzanızın yanında faina (nohut unundan yapılan ince hamur) ve bir moscato bardağı isteyin; klasik Buenos Aires üçlüsü böyle yenir. Öğle ya da erken akşam saatlerinde gitmeye çalışın, akşam yemeği saatlerinde sıra uzayabiliyor.

Tatlı tarafta ise vazgeçilmeziniz dulce de leche olmalı. Bu karamel kıvamlı süt reçeli alfajor adlı kurabiyelerin arasında, medialuna adlı küçük kruvasanların içinde, hatta dondurmanın üzerinde karşınıza çıkacak. İçecek olarak Mendoza bölgesinden bir Malbec şarabı, gün içinde ise iyi bir cortado ya da yerel mate çayı şart.


Hayat: Buenos Aires Ritmi Üzerine Notlar


Seyahat ederken şehirlerin hayatına da dikkat etmeyi seviyorum. İşte Buenos Aires’te işime yarayan birkaç ipucu:

• Yemek saatleri geç: Akşam yemeği çoğu yerde 21.00–22.00 civarında başlıyor. Daha erken gitmek isterseniz turistik bölgelerde seçenek bulabilirsiniz, ancak yerel atmosfer gece yarısına doğru canlanıyor.

• Bahşiş: Genelde hesabın yüzde 10 civarı bırakılıyor. Bazı yerler ayrıca “cubierto” adıyla kuver ücreti alabilir, menüye bakın.

• Para ve ödeme: Arjantin’de döviz kuru ve ödeme yöntemlerine dair uygulamalar sık değişiyor. Gitmeden önce güncel durumu araştırın, yanınızda hem kart hem de bir miktar nakit bulundurun.

• Ulaşım: Şehir içinde metro (Subte), otobüs ve taksi seçenekleri var. Toplu taşıma için SUBE kartı alıp yüklemek en pratik çözüm.

• Güvenlik: Büyük şehirlerdeki genel kurallar geçerli: telefonu sokakta açıkta kullanmamak, çantayı önde taşımak, geceleri ıssız sokaklardan kaçınmak.

• Dil: İspanyolca temel ifadeler (”Hola”, “Gracias”, “La cuenta, por favor”) çok işinize yarayacak; yerel halk çabanızı seviyor.

• Zamanlama: Mart–Mayıs ve Eylül–Kasım ayları hem ılıman hem de kalabalık değil. Yaz ayları (Aralık–Şubat) sıcak ve nemli olabiliyor, ancak mavi gökyüzü fotoğraflar için harika.


Son Sözler

Buenos Aires, tek bir cümleyle anlatılamayacak kadar çok yüzü olan bir şehir. Bir yanda tribünlerde sessizce oturup Boca’nın tutkusunu hissettiğiniz La Bombonera, diğer yanda Evita’nın mezarının önünde bıraktığınız sessiz bir selam; bir yanda tavanındaki freskleriyle kitapçıya dönüşmüş bir tiyatro, diğer yanda kaldırımda yürürken ayağınıza takılan, ülkenin acı geçmişini hatırlatan plakalar...

Siz de Arjantin’e gidecekseniz, programınızı çok sıkı tutmayın. En güzel anılar genelde planın dışında kalan; bir kafede uzattığınız kahve molasında, bir parrilla’nın vitrininin önünde durup etlere bakakaldığınız anda ya da dar bir sokaktaki duvar resminin önünde saklı oluyor.

Bir sonraki gezi yazımda görüşmek üzere! ⚽🥩📚

 
 
 

Yorumlar


bottom of page